3 Ocak 2017 Salı

Dızmana

Dızmana yaptim resmen ay ben şok🙉Neden mi, mayalı hamurla aram oldum olası iyi değildir, beceremem, diğer tüm çeşitleri yapsam da sıra mayaya gelince nereye kaçacağımı şaşırıyorum ama nette sürekli karşıma çıkan bu tarifi denemeden edemedim ve muhteşem oldu tek kelimeyle.
Sen nasıl yiyebidin diyebilirsiniz tabii minik midemle, eskisi kadar zorlanmıyorum ama eskiden olduğu gibi de yiyemiyorum neticede inanın miktar az da olsa aynı keyfi alıyosunuz,deneyin derim:)
Birçok tarif vardı ben kendi yaptığımı yazıyorum birebir.
Hamuru İçin:
1su bardağı ılık süt
1su bardağı ılık su
1 paket yaş maya
1 tatlı kaşığı dolusu şeker 
1,5 tatlı kaşığı tuz
5 su bardağı un
Yumusak bir hamur olacak unu yavas ekleyin.

Üzeri İçin :
1 su bardağı yoğurt kaymaklı ve koyu
Varsa biraz kaymak
Yarım su bardağı zeytinyağı
2 adet yumurta
Iki kasik tereyag ben sicakken sürdüm

Yapılışı : 
-Hamur için öncelikle ılık sütü derin bir kaseye alıp yaş mayayı ilave edin ve eritin toz şeker ekleyip 5 dk bekletin.
-Hamuru yoğuracağınız kabın içerisine 5 su bardağı un koyun ve tuzu serpin. Bu un dağının ortasını çukur haline getirin. Sütlü karışımı dökün, yumuşak bir  karışım oluşturun. İçinde topaklar kalmamalı.
-Hamur kabınızın üzerini yagli kağıt ve havlu ile sarıp sıcak bir yerde 1saat mayalandırın.
-Kullanacağınız kalıbı sıvıyağ ile yağlayın.
-Mayalanan hamuru 4-5 eşit parçaya ayırın.
-Her bir parçayı 3 parmak kalınlığında rulolar haline getirin. Rulolardan 1 er parmak dilimler oluşturun.
-Oluşan dilimleri kalıba, yan vaziyette dizin. 3 parmakla bastirip biraz daha ortup dinlendirin. 
Sonra sosu bol bol döküp susam serpin.
200derecede kontrol ederek pişirin. Biz lokum yaparız cevizli, bunu yapan hiç görmedim gçömen böreği de deniyormuş içine bişeyler de koyabilirsiniz biz patatesli deneyeceğiz bir sonrakinde.

Tip 1 ve Tip 2 Diyabet ne demektir?

Tip 1 ve Tip 2 diyabet hastalıkla yeni tanışan hastaların bazen karıştırdıkları ve hasta yakınlarıyla aralarında bazen tartıştıkları önemli bir noktadır. Diyabetinin rakamını öğrenmek isteyen hastalar zaman zaman olmuştur. Bu iki hastalık isimleri benzer olsa da birbirlerinden çok farklı patafizyolojik oluş mekanizmalarına sahip hastalıklardır.
Tip 1 diyabet vücudumuzdaki pankreasın otoümmün olaylar sonucunda hasar görerek insülin üretemez hale gelmesi ile ortaya çıkan bir durumdur. Tip 1 diyabette insülin tedavisi mutlaka en başından itibaren gereklidir ve bu hastalar insülin kullanmadıkları takdirde yaşamlarını idame edemezler.
Tip 2 diyabet ise toplumda daha çok görülmekte ve hastaların yaklaşık %90’ının oluşturmaktadır. Tip 2 diyabet daha çok genetik faktörlerin hazırladığı insülin direncinin hastaların çok büyük bir kısmında yer aldığı ama bunun yanı sıra insülin salgılama bozukluğunun da iştirak ettiği bir diyabet formudur.Tip 2 diyabette hastaların kilolu olması ve hastalığın daha çok orta yaşlarda ortaya çıkması bunun daha önceki yıllarda erişkin tip diyabet olarak adlandırılmasına yol açmıştır. Tip 1 diyabet ise çocuklarda daha sık görülen bir form olması nedeniyle önceki dönemlerde jüvenil tip olarak adlandırılmıştır. Oysa bugün Tip 1 diyabetin daha ileri yaşlarda görülebildiği ve Tip 2 diyabetin de çok erken yaşlarda görülebildiğini bilmekteyiz. Ancak bunların oluş mekanizmaları son derece farklıdır.
Tip 2 diyabetik hastalarda yaşam tarzı değişiklikleri, beslenmenin düzenlenmesi, egzersiz yapılması ve bununla birlikte oral antidiyabetiklerin öncelikle kullanılması söz konusudur. Ancak ilerleyen dönemlerde Tip 2 diyabetik hastaların da insülin salgılama kapasitelerinin azalması sonucunda onlar da Tip 1 diyabetiklere benzer şekilde insülionopenik yani insülin salgılama yetersizliği olan konuma ilerleyebilmektedirler. Bunun yanı sıra böbrek fonksiyonlarındaki kayıplar ve karaciğer yetersizliği olan bireylerde ve özel koşullarda tip 2 diyabetiklerde de insülin kullanılması gerekebilmektedir.
Bir başka deyişle insülin tedavisi tip 2 diyabetli hastalarda başlangıçta ilk tercih edilen tedaviler arasında yer almamakla birlikte yaşam boyunca hastaların ihtiyaç duyabileceği bir tedavi seçeneğidir. O açıdan etkin değerlendirmenin ötesinde bunun mutlaka etkin bir şekilde planlanması son derece önemlidir.

Şimdi bu açıklamanın ardından benim tip2 ve ileri derece diyabetim olması nedeni ile başta yüksek doz insülin ve göz bozulması dahil, ne gibi tehlikelerle karşı karşıya kaldığımı ve hayatımı nasıl zorlaştırdığını ilk bölüm olarak anlatmış olayım sizlere. Çok geç oldu biliyorum ama umarım sran arkadaşlar okuyordur:(

31 Ekim 2016 Pazartesi

İnanamıyorum

Aman tanrımmm sesimi duyanlar olmuş ve beni ziyarete gelmişler o zaman hemen kahveleri yapmalıyım:) ve kırk yıl hatır süreci başlasın!!
Öncelikle yalnız olmadığımı görmek çok güzel başta Deeptone a borçluyum ilk teşekkürlerimi,
sonra yolu düşen ,gelen, selam veren her dosta. Sesimin bir yankısı varmış ve size borçluyum bunu.
Yazmanın en güzel yanı bize yeni pencereler açmasıdır her yaş her konum her türlü farklı hayatlar yaşayan insanlar burada yazarken eşitiz ve en güzeli paylaşıp diğer pencereden dinleyebilmek,izlemek  değil mi hayatı?

Bu aralar ne yapıyorum? 
Kaldığım yerden devam etmek gerekirse anlatmaya araştırmaya ve durma sürecinde olan kilo verimime çareler bulmaya çalışıyorum, bir instagram açtım yediklerimi içtiklerimi yaşadıklarımı paylaşmak benimle aynı süreçleri geçirmiş arkadaşlarla iletişimde olmak için ve bakıyorum aynı süreci geçirmişler ama dikkatli olmam gerektiğini biliyorum.
Şu anda verdiğim kadarı bile benim için ideal ama böyle bir taşın altına elimi koymuşken devam etmek istiyorum güzel haberlerimse diyabetten nerdeyse tamamen kurtulmuş olmam:))

Şimdi kedimi kucağıma alıp sizleri ziyaret edebilirim, çok teşekkür ederim iyi ki dönmüşüm.

20 Ekim 2016 Perşembe

Roux-en-Y Gastric Bypass

Hiç duydunuz mu?
Basın ve televizyonlarda zaman zaman sonu ölümle bittiği için haber olan obezite operasyonlarından yalnızca biri özetleyecek olursak. Yararlı yanları ve obezite ile birlikte nelerin çaresi olduğu ise nedense hiç yakası açılmayan bir konu olarak kalmaya devam ediyor. Diyabet mesela, bana son 5 yılımı zehir eden, kilo vermemi imkansız hale getiren ve beni eve hapseden diyabet. Tansiyon, karaciğer yağlanması, hayata dair olanları ayrı bir yazıda anlatsam daha yerinde olur.
Tv de çıkan doktorlara itibar etmeyiniz desem çok abartmış olmayacağım. Genelde tüp mide mucizeleri ile öncesi sonrası yapsalar da, yıllar sonrasını da ele alacak olursak çok daha büyük ayrımları olan ve farklı bir tür. Ben araştırma yaparken çok zorlandım internette. Doktorlara ait facebook sayfaları olmasa çok daha zor olurdu ama fikir birliğine varmak bazı konularda çok zordu.
Mesela tüp mideden oldukça farklı opsiyonarı olan ve çok daha zor bir ameliyat bu.
Risk almak değil cebini doldurmak isteyen doktorlar da ne yazık ki kulağımıza geliyor ama aslolan sizin vki ve sağlık değerlerinize göre hangi ameliyata gerek duyduğunuzu uzun bir tahkik sürecinden sonra doktorunuzun karar vermesidir, bu yüzden de doktorunuza gerçekten güvenmelisiniz. Araştırmalısınız. İşin kolayına kaçmak ya da sıfır beden olmak için (Seren Serengilin kafaları allak bullak etmesi gibi) çekilecek şey alınacak risk değil ve bu bir cesarette değil.
Yaşayanlar da o derece farklı ki, herkes yaşadığını ve bizzat başına geleni bilip anlatır, kendi doktorunun dediklerini esas alır, bazen tatsızlaşan yanlış bilgilendirmeler de bu yüzdendir.
Neyse ben Başak Şekerpare nin yardımları, bloğu ile çıktım bu yola 4 belki de 5 yıl önce, ama ancak kısmet oldu ve facebook sayfasına eklediği koordinatörlüğünü yaptığı değerli hoca Halil Coşkun un derlediği bilgilerle başladım bu konuda ayrı bir blog yapmaya. Yavaş yavaş benim karar sürecimi, doktorumu ve yaşadığım aşamaları da paylaşmak istiyorum sizinle :) An itibarıyla 5. ay içindeyim.
TIKLA

18 Ekim 2016 Salı

Orda Kimse Var mı?

Blog adresimi henüz bulamamış da olsam zaten yeni takipçi sistemi geldiği an yokolduğumdan kalan arkadaşlara tek tek kahvemi alıp gidebilirim evdeler mi diye bakabilirim diye düşünüyorum ama gördüğüm kadarıyla benim gibi yazmayı bırakmış çoğu :(

Bu kadar yıl içinde olanların bir özetinden sonra çok önemli sağlık ve hayatıma dair aldığım kararlardan ve tabii blogumu yazarken evde olan iki çocuğumdan bahsedeceğim size:)

Boş eve taşınma telaşında gibi hissediyorum kendimi, planlar hazır, bakalım yerleşebilecek miyim?
Bi kahve yapsana geç karşıma yorgunluğumu paylaş:) ister filtre ister türk kahvesi, nasıl seversen
çünkü ben yazmaya ve sohbete hep böyle başlarım..

Merhaba!

29 Kasım 2012 Perşembe

Uygulayıp başarılı olduğum tek liste:



ÖNCE LİSTE:

1- YAĞSIZ ETLER -
Izgara, fırın veya haşlama - yağ, margarin, zeytinyağı ve diğer yağlar yok.

2- TAVUK, HİNDİ - Derileri tamamen çıkarılacak - ızgara, haşlama veya fırında tereyağ, margarin, sıvı ve iç yağlar yok.

3- YAĞSIZ BALIK, DENİZ ÜRÜNLERİ -
Izgara haşlama veya fırında - Tereyağ, margarin, sıvı yağ ve iç yağları yok. Kokteyl sosu, ketçap, yaban turbu gibi şeylerin hepsi az miktarlarda yenebilir.

4- YUMURTA
tercihan katı olarak yenecek, fakat tereyağ, margarin, sıvı veya iç yağlar kullanılmadan istenildiği şekilde de yenebilir.

5- YAĞSIZ BEYAZ PEYNİR VEYA KAYMAĞI,
YAĞI ALINMIŞ SÜTTEN YAPILMIŞ PEYNİRLER.

6- GÜNDE EN AZ 8 BARDAK SU İÇMEK ŞARTTIR.

Dilediğiniz kadar çay, kahve (krema, süt veya şeker koymadan),
soda, maden suyu.
Bulunabilirse kalorisiz karbonatlı meşrubat,
kalori değeri olmayan sakarin türü tatlandırıcılar kullanılabilir.

Tuz, karabiber, baharat, kokteyl sosu, ketçap, turp gibi
çok kullanılan, çeşni veren maddeler serbesttir.

BAŞKA HİÇBİR ŞEYE İZİN YOKTUR.
BU LİSTEDE OLMAYAN ŞEYLERİ YİYİP İÇMEYİN.
------------------------------------------------
LİSTE BUDUR.MANTIĞI KISACA,DIŞARIDAN YAĞ VE KARBONHİDRAT ALMADIĞINIZ İÇİN,
VÜCUTTA YERLEŞMİŞ OLAN,ÜSTELİK BÖLGESEL YAĞLARINIZ BİLE GİDİYOR BOL SUYLA BİRLİKTE.AMAN SAKIN İHMAL ETMEYİN.ÇÜNKÜ SU BU DİYETİN ASLI.
YAĞLARI ATMAMIZ İÇİN VE BÖBREKLERİ TEMİZLEMEK,PROTEİNDEN DOLAYI YAKMAMAK İÇİN BOL SU İÇMELİYİZ.
GUT HASTALIĞI YADA KARACİĞER,BÖBREK RAHATSIZLIĞI OLANLARA TAVSİYE ETMEM ŞAHSEN.HER BÜNYEYE CEVAP VERİCEK REJİM FARKLIDIR.
BENİ BU ÇÖZÜYOR ANCAK.

HER GÜN EN AZ YARIM SAAT KARNINIZI İÇERİ ÇEKEREK VE DOĞRU NEFES ALARAK
 HIZLI YÜRÜYÜŞ YAPMANIZ DURUMUNDA DİYET HIZLANIYOR ASLA SARKMA OLMUYOR ZATEN BU DİYETLE.
VE SADECE YEDİKLERİNİZ SİZE FAZLADAN 275 KALORİ YAKTIRIYOR
AMA SEBZE VE MEYVE VS OLMADIĞI İÇİN DİYET SÜRESİNCE VİTAMİN TAKVİYESİ TAVSİYE EDİLİYOR."ONE A DAY" İ TAVSİYE EDERİM.

17 Mayıs 2012 Perşembe

Kitap Mimi

Asortik Krep beni çok güzel bir konuda mimlemiş teşekkür ederim:)

1-Ne sıklıkta kitap okursunuz?
Olabildiği kadar çok okumaya çalışıyorum ama açıkçası günlük koşturmaca ve internet okumaktan uzağa düşürüyor bizi. Özellikle yaz tatillerinde bu fırsatı kaçırmam ve elimden kitap düşürmem.

2-En sevdiğiniz yazar/lar?
Ayırd etmek istemem aslında geniş bir okuma yelpazemiz var evde. Her tür kitap okuyoruz. Felsefe ve kişisel gelişim severim mesela.Ayşe Kulin in tarih kokan romanlarını seviyorum akıcı bir dili var ve bitirene kadar elimden bırakmıyorum.Stephen King her daim favorimdir.Maeve Binchy severiz kızımla.Şairlerin kitaplarını seviyorum Nazım Hikmet,Ümit Yaşar Oğuzcan ve tümü:)

3-En beğendiğin Kitap/lar?
Unutkan bir insanım ben ne yazık ki ama ilk aklıma gelenlerden birkaçı
Füreyya-Sevdalinka-Ayşe Kulin
Hayatın ta kendisi lokantası-Maeve Binchy
Yüreğim seni çok sevdi-Canan Tan
Baba ve piç-Elif Şafak

4-Yerli ve yabancı hangi kitapların yazarlarını daha çok tercih edersin?
Ayırd edemem okuduğum kitapların tarzına bağlı bu.

 5- Bugüne kadar en beğendiğin kitap serisi?
Sherlock Holmes hastası kızım ben de bayılıyorum. Stephen King deyince akan sular durur.seri olmasa da.
Alacakaranlık serisi var bir de.

6- Daha çok hangi tarz da okumaktan hoşlanırsın?
Yukarıda belirtmiştim zaten. Felsefe,şiir roman hepsi benim için değerli.

7-En son hangi kitabı okudun?
Hasan Ali Toptaş-Gölgesizler

8-Şu anda hangi kitabı okuyorsun?
Stephenie Meyer-Tutulma

9-Kitap blogları hakkında ne düşünüyorsun? Yeterli mi?
Yeterli hatta fazla bile ama kitap önerisine ihtiyacımız olduğunu düşünmüyorum bu konuda zaten profesyonel siteler var alışverişimizi de yaptığımız. Kendilerinde bıraktığı etkiyi ve duygularını yazsalar çok daha güzel olabilir bence.

10- Kitap okumak sizin için ne ifade ediyor?
Bu soruya cevap vermek çok zor. En başta bu bir alışkanlık çocukluktan gelen. Hayal dünyasının kapılarını açan,yaratıcılığı arttıran ve bilgilendiren,ruh sağlığı açısından olumlu doyurucu tek şey diyebilirim.Olmazsa olmazım ve çocuklarımıza da bunu aşılamak gerektiğine inannıyorum kesinlikle.

Zeugma,Rüya ve tam bi kitap kurdu olan Zoitsa yı mimliyorum yapmamışlarsa:)